 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | unravel | f. (-ed,- ing veya -led, -ling) çözmek, açmak, sökmek; sökülmek, çözülmek.... |
| | humming | s. vızıldayan, mırıldanan, uğuldayan; k.dili kuvvetli, canlı, dinç.... |
| | eaglestone | (i). eski bir söylentiye göre kartalların yuvalarında fol olarak kullandıkları ceviz iriliğinde bir taş, kartal taşı .... |
| | rearm | (f.) yeniden silahlandırmak; modern silahlarla donatmak veya donanmak. rearmament (i.) yeniden silâhlandırma; silahlar... |
| | glair | i., f. yumurta akı; yumurta akından yapılmış çiriş; yumurta akına benzer yapışkan madde; f.böyle bir madde sürmek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yirmi yaş dişi | wisdom tooth.... |
| | amaçlamak | aim. to aim. to intend. to purpose.... |
| | il | Interlanguage The term given to the language spoken by learners of a foreign or second language prior to having achieved... |
| | roman | Noun A citizen of the Ancient Roman Empire, or of such Also a citizen of modern Rome, or of such. type term.... |
| | laternacı | organ grinder.... |
|
|
|
 |
|
 |
|