 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | blancmange | i. sütlü pelte, paluze.... |
| | pacifier | i. barıştıran kimse; emzik.... |
| | trivial | s. saçma, abes; cüzi, önemsiz, ehemmiyetsiz. trivial'ity, trivialness i. saçmalık, ehemmiyetsizlik. trivially z. önemsi... |
| | indignation | i. kızgınlık, öfke, gazap; haksızlığa karşı öfke, kızma. indignation meeting bir haksızlığı protesto amacıyle yapılan ... |
| | pidgin | i. milletlerarası yardımcı dili olarak kullanılan karışık dil. Pidgin English Uzak Doğu'da kullanılan ingilizceden boz... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sırf | mere. only. purely. sheer. simply. pure.... |
| | bunak | senile. in one's dotage. dotard.... |
| | haz | Heat Affected Zone - a narrow zone of material close to the cut edge that turns hard and brittle due to heat generated b... |
| | bağış | donation. gift. endowment. benefaction. bestowal. bounty. contribution. donative. grant. largess. largesse. offer. offer... |
| | vazifesizlik | nonjurisdiction. lack of jurisdiction.... |
|
|
|
 |
|
 |
|