 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stylobate | i., mim. sıra halindeki sütunların ortak tabanı, ortak sütun oturmalığı, ortak seki.... |
| | transfuse | f. sıvıyı bir kaptan başka bir kaba boşaltmak, sıvıyı aktarmak. transfu'sion i. aktarma. blood transfusion kan nakli.... |
| | swelter | f., i. ter dökmek; sıcaktan bayılacak hale gelmek; i., k.dili. hararet basması; sıcaklık duyma. sweltering s. boğucu sı... |
| | kelpie , kelpy | i, İskoç, mit. boğulma tehlikesini simgeleyen at şeklinde deniz perisi.... |
| | wolfram | i., kim. tungsten, volfram.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | video | Pertaining to visual information in an integrated system.... |
| | sürüm | sale. demand. sale revaç. circulation tedavül. rapid sale. great demand.... |
| | kolye | necklace.... |
| | paspas | mat.... |
| | maddi | corporeal. material. pecuniary. physical. tangible. materialistic. monetary. bodily. physically. temporal.... |
|
|
|
 |
|
 |
|