 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | whig | i. Amerikan bağımzızlık savaş taraftarı; 1834-1855 tarihlerindeki bir Amerikan siyasi parti üyesi; İngiltere'de on seki... |
| | quickternpered | s. çabuk kızar.... |
| | flash | (s)., (ing). hırsız veya serserilere ait; gösterişli fakat sahte; kaba bir şekilde gösterişli. flash language hırsız ar... |
| | symptomatic , -ical | s. araz olan, alamet olan; araza göre (tedavi) . symptomatically z. araz kabilinden. symptomatology i., tıb. araz bahsi.... |
| | falsetto | (i)., (s)., (müz.) (erkekte) yüksek perdeden ses, kafa sesi; böyle sesle şarkı söyleyen kimse; (s). böyle sesli.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bit | BInary digiT The smallest unit of information in a computer, either on or off, represented in binary as either 1 or 0. -... |
| | opera | impresario. opera. operatic.... |
| | biçimlenmek | take shape. be formed. distil. distill. jell.... |
| | şehirci | city planner.... |
| | yedeklemek | back up. backup. to get a spare part for sth. to tow.... |
|
|
|
 |
|
 |
|