| English | Türkçe |
| browbeat | f. sert bakış veya sözlerle gözünü korkutmak, yıldırmak.... |
|
| insectary | i. böcek beslemeye ve üretmeye mahsus yer.... |
|
| spore | i., bot., zool. spor.... |
|
| katydid | i. Amerika'da çok bulunan yeşil çekirgeler familyasından ve on ayakları ile tiz bir ses çıkaran böcek.... |
|
| garden | f. bahçıvanlık etmek, bahçede çalışmak, çiçeklerle uğraşmak. gardener i. bahçıvan. gardening i. bahçıvanlık.... |
|
| xanthium | i. pıtrak, bot. Xanthium.... |
|
| graphics | (i.) grafikle matematik ve mühendislik problemleri çözme metodu .... |
|
| mummy | i. mumya; iyi muhafaza edilmiş ceset.... |
|
| iconoclasm | i. yerleşmiş geleneklere karşı çıkma; azizlerin resimlerini parçalama. iconoclast i. yerleşmiş gelenekleri hiçe sayan k... |
|
| kerb | İng yaya kaldırımının kenar taşı bak curb |
|