 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | insubstantial | s. esassız, hakiki olmayan, hayali; zayıf, kuvvetsiz.... |
| | junkyard | i. kullanılmış arabalar atılan yer; kullanılmış demir ile yedek parça ve inşaat malzemesi satılan yer; eski demir par... |
| | sleeping | i., s. uyku hali; s. uyuyan, uykudaki; uyku için kullanılan. sleeping bag uyku tulumu. sleeping Beauty Uyuyan Güzel. ... |
| | deceit | (i). hile, yalan; hilekarlık, dolandırıcılık, düzenbazlık. deceitful (s). hilekar, aldatıcı. deceitfully (s). hilekarlı... |
| | murder | i., f. adam öldürme, cinayet; k.dili baş belası; f. katletmek, öldürmek, kasten öldürmek; bozmak, harap etmek. murder ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | arka planda | behind.... |
| | tamim | circular genelge. sirküler. generalization genelleme. written general order. circular.... |
| | cirit | dart. javelin.... |
| | oluşturma | formation. constitution. generation.... |
| | sabıkalı | recidivist. ex-convict. hardened / old / habitual offender. inveterate criminal. convicted previously. habitual criminal... |
|
|
|
 |
|
 |
|