 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | augur | (i)., (f). eski Roma,da kuşlara bakarak kehanet etmekle görevli bir çeşit falcı; kâhin; (f). kehanet etmek, önceden ... |
| | askanceaskant | (z). göz ucuyla, yan yan (bakış); güvensizlikle; beğenmeyerek. Iook askance göz ucuyla bakmak, yan bakmak.... |
| | spring | f. (sprang veya sprung; sprung) yay gibi fırlamak; ileri atılmak, sıçramak; eğilmek, bükülmek, çarpılmak; çıkmak, sürm... |
| | sweetie | i., k.dili. sevgili; sevgilim, canım; ing. şeker.... |
| | standard | i. sancak, bayrak, alem; sembol; ileri gelen bir şahsı temsil eden sancak; miyar, ölçü birimi, standart; ayar; para m... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|