 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | grist | (i.) bir defada öğütülecek zahire; öğütülmüş zahire. All's grist that comes to the mill. Ele geçen her şeyden istifad... |
| | nautilus | i. (çoğ. -luses, Lat. -li) kafadanbacaklı yumuşakçalar grubundan sedefli deniz helezonu.... |
| | nonjuror | (i.) bağlılık andını içmeyi reddeden kimse; (tar.) İngiltere hanedanından kral William ile kraliçe Mary'ye bağlılık yem... |
| | exsiccate | (f). kurutmak, suyunu çektirmek. exsicca'tion (i). kurutma, kuruma, kuruluk. ex'siccative (s). kurutucu.... |
| | yiddish | i., s. İbranice ile karışık bir Alman lehçesi, Eskenazi dili; s. Eskenazi diline ait.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | uyarı | alert. attention. warning. alarm. stimulus. notification. notice. admonition. caveat. caution. suggestion. tip- off.... |
| | kız | maiden. girl. daughter. miss. chick. chicken. maid. babe. bird. bunny. colleen. female. gal. jenny. lass. lassie.... |
| | aba | American Bar Association.... |
| | dağılma | diffusion. disintegration. dispersion. distribution. dispersal. scattering. scatter. spread. dissolution. break-down. sp... |
| | diminuendo | A dynamic marking meaning 'gradually getting softer '. [deh-meen-yoo-ehn-doh] 'Diminishing ' Indicates a gradual decreas... |
|
|
|
 |
|
 |
|