 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bodied | s. vucütlü, bedenli, cüsseli. able-bodied s. güçlü kuvvetli.... |
| | muliebrity | i. kadın olma hali, kadınlık; kadınlık hususiyeti.... |
| | acquisition | (i). kazanılan şey, iktisap; kütüphaneye yeni gelen kitap; müzeye yeni gelen eşya.... |
| | anamorphosis | (i). özel bir açıdan bakılınca muntazam görülen şekilsiz resim; bir resmin şekilsiz yapılması; bu şekilde resim ya... |
| | pepper | i., f. biber, bot. Capsicum; karabiber, bot. Pipernigrum; biber fidanı; kırmızıbiber; f. üzerine biber ekmek, biberlem... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | seyyar satıcılık | hawking.... |
| | izinli | off. on leave.... |
| | sis | fog. mist. haze. bank. haziness.... |
| | var olmak | be. breathe. come into being. exist. subsist.... |
| | hırçın | peevish. ill-tempered. cross. very rough. tempestous. combative. grumpy. harsh. pettish. pugnacious. shrewish. sour. sur... |
|
|
|
 |
|
 |
|