 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | demography | (i). demografi, nüfus sayımı ve toplumsal istatistik bilgisi. demograph'ics bu bilgiye ait.... |
| | plumule | i. tohumda gövde ve genç yaprakların taslağı, tümürcük; kuşun ince tuyleri.... |
| | semitism | i. Sami dili veya adetleri; Yahudi taraftarlığı.... |
| | flocculus | (çoğ. li) (i). yün yumağı gibi herhangi bir şey; (anat). beyinciğin bir kısmı: (astr). kalsiyum ile hidrojenden ibaret... |
| | hetero | önek başka, farklı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kayınbirader | brother-in-law.... |
| | yakı | blister. cataplasm. plaster.... |
| | kapanık | closed. shut. gloomy. oppressive. overcast. shut in. confined. shy. unsociable. withdrawn. covered with.... |
| | dokumacı | weaver.... |
| | ekstra | extra. first- chop. top- notch.... |
|
|
|
 |
|
 |
|