 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | confuse | (f). karıştırmak, karmakarışık etmek ; ayırt edememek; şaşırtmak, zihnini karıştırmak, yanıltmak; utandırmak, mahcupetme... |
| | inviable | (s.) yaşayamayacak.... |
| | fig | (i)., (f). (ged, ging) esvap, üstbaş, donatım; hal: (f)., (k).dili donatmak, süslemek. in full fig giyimli; tam teçhiza... |
| | styloid | s. mil şeklindeki, milsi, stiloid. styloid process milsi çıkıntı, stiloid çıkıntı.... |
| | windjammer | i., den. yelkenli gemi; yelkenli tayfası; (argo) geveze kimse, dillidüdük.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|