 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gallivant | f gezip tozmak, zevk peşinde koşmak, gününü gün etmeye bak mak... |
| | imponderable | s., i. tartıya gelmez, ağırlığı olmayan, ölçülemez; i. önceden etkisi ölçülemeyen bir yan sebep.... |
| | papilla | i. (çoğ. -lae) meme; kabarcık; anat., zool. dil üzerinde bulunan kabarcık gibi şeylerden biri, mukoza uzantısı; bot. ... |
| | opcit | kıs. opere citato evvelce belirtilen eserde, gösterilen eserde.... |
| | villa | i. yazlık köşk, gösterişli yazlık ev, villa. villadom i., ing. villalar; banliyöde oturan halk.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | cıvıtmak | cut loose.... |
| | kıymık | sliver. splinter. matchwood. shiver. split.... |
| | karşılık vermek | answerback. to answer. counter. respond. talk back.... |
| | aft | At, in, toward, or close to the stern of a vessel or the rear of an aircraft or a spacecraft.... |
| | uyluk | thigh.... |
|
|
|
 |
|
 |
|