 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | nordic | (s.), (i.) özellikle İskandinavya'da bulunan dolikosefal uzunboylu ve sarışın ırka ait; (i.) bu ırka mensup kimse.... |
| | cloehe | (i). bitkileri korumak için üzerine konan çan şeklindeki muhafaza; çan şeklinde olup başa sıkı oturan şapka.... |
| | propane | i., kim. propan.... |
| | flatten | (f). yassılatmak; yere sermek; neşesini kaçırmak; matlaştırmak, donuklaştırmak; yassılaşmak, dümdüz olmak; tatsızlaşmak... |
| | wheedle | f. yaltaklanarak veya tatlı sözlerle yalvarmak; kandırıp elinden almak; yaltaklanmak, tatlılıkla kandırmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | stajyerlik | being a trainee. internship. probationership.... |
| | bluz | blouse.... |
| | tuş | keyboard. key. key. touch.... |
| | aroma | Also known as the nose, the odor of the brewed leaf and the resulting liquor.... |
| | Decrescendo | Gradually softer Synonymous with diminuendo.... |
|
|
|
 |
|
 |
|