 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | jerboa | i. Kuzey Afrika'da bulunan uzun arka ayakları üzerinde sıçrayan bir çeşit tarla faresi, aktavşan, Arap tavşanı, zool. ... |
| | trainmile | i. demiryolu seferlerinin hesap birimi olan tren mili.... |
| | swizzle | i. romla yapılan bir içki. swizzle stick içki karıştırmak için kullanılan çubuk.... |
| | scolex | i. (çoğ. scoleces, scolices) zool. bağlrsak şeridinin başı.... |
| | pocket | f. cebe yerleştirmek, cebe koymak; cebine atmak, (slang) iç etmek; gizlemek, saklamak, bastırmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yumurtalık | eggcup. gonad.... |
| | değişmez | fixed. constant. immutable. invariable. unchangeable. stable. equable. hard core. immovable. incommutable. irrevocable. ... |
| | cup | plop.... |
| | tavan arası | attic.... |
| | anlamak | apprehend. to understand. to comprehend. to get. to find out. to realize. to appreciate. to see.... |
|
|
|
 |
|
 |
|