| English | Türkçe | | thai | (i.) Tayland halkı; Tay dili.... |
| | due | (i). bir kimsenin hakkı; alacak, matlup. give a person his due bir kimseye hakkını vermek; iyi tarafını görmek .... |
| | random | (i.), (s.) rasgele oluş: (s.) tesadüfi, rasgele. at random rasgele, tesadüfen. random sample istatistik bir bütünü tems... |
| | poundcake | i. kek.... |
| | lunacy | i. delilik, cinnet, akıl hastalığı, divanelik, kaçıklık, ahmaklık, delicesine hareket.... |
| | electrification | i. elektrikleme, elektriklenme, elektrik uygulaması.... |
| | shady | (s.) göIgeli; (k.dili) şüpheli, kötü; gizli, saklı. shady dealings gizli ilişkiler, entrika, dolap. shadily (z.) göIge... |
| | voodoo | i., s., f. zencilere has bir çeşit büyü; zenci büyücü; s. zenci büyücülüğüne ait; f. büyü yapmak. voodooism i. zenci ... |
| | dulcimer | (i). santur, kanuna benzer bir çeşit çalgı .... |
| | nitrify | kim nitratlaştırmak |
|
|