 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | b.e. | (kıs). Bachelor of Education, Bacheloor of English,Bill of Exchange.... |
| | trifling | s. ehemmiyetsiz, ufak, cüzi, az; sathi; her şeyi ehemmiyetsiz gibi karşılayan; değersiz, işe yaramaz. triflingness i. ... |
| | broadcast | f., i., s., z. radyo ile yayınlamak, neşretmek; saçmak; etrafa yaymak (dedikodu v.b.); radyo ile yayın yapmak, haber ile... |
| | pigtail | i. başın arkasından sarkan saç örgüsü.... |
| | plater | i. kaplamacı; maden levhaları yapan veya kaplayan işçi; (spor) ikinci sınıf yarış atı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gök | firmament. sky.... |
| | yutkunmak | gulp. swallow. to swallow one's spittle. to gulp.... |
| | son ek | termination. suffix.... |
| | çığlık | cry. scream. shouting. yell. crow. hoop. shriek. skirl. whoop.... |
| | moren | moraine.... |
|
|
|
 |
|
 |
|