 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | coconut | (i). büyük hindistancevizi, (bot). Cocos nucifera.... |
| | skiver | i. bir cins ince kösele; köseleyi tabaka tabaka kesmeye mahsus bıçak; köseleyi böyle kesen kimse.... |
| | binder | i. ciltçi, mücellit; bağ; cilt kap; biçer bağlar makina; tutkal. bindery i. mücellithane, ciltevi.... |
| | rimose , rimous | s. yarıklarla dolu; bot., zool. ağaç kabuğu gibi çatlaklı. rimos'ity i. ağaç kabugu gibi yarık veya çatlaklık.... |
| | master | i. efendi, sahip, patron, amir; usta; dini lider; üstat, büyük sanatçı; ing. erkek öğretmen; üniversitede bachelor'dan... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | arkasında | behind.... |
| | analog | Information presented in the form of a continuously varying signal See Digital.... |
| | deneme süresi | probation.... |
| | kotra | cutter.... |
| | tal | Tag Attribute Language TAL Wiki.... |
|
|
|
 |
|
 |
|