 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | crib | (f). kapamak, sıkmak; (k.dili) . intihal etmek, kopya etmek; (k.dili). çalmak aşırmak.... |
| | abridge | (f) kısaltmak, özetlemek, kesmek; mahrum etmek abridgement (i) kısaltma, özetleme; azalma, kesilme; bir eser, deme... |
| | flurry | (i)., (f). birden esip kısa süren rüzgâr; hafif sağanak, geçici hafif kar veya yağmur; telaş, heyecan, acele; borsada ... |
| | yellow-bellied | s.,(argo) ödlek, korkak; sarı göğüslü(kuş).... |
| | suspend | f. geçici olarak durdurmak veya iptal etmek; tatil etmek; ertelemek, tehir etmek; muallâkta bırakmak; makamından geçic... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | öğrenme | learning. hang. mathesis.... |
| | tornado | a localized and violently destructive windstorm occurring over land characterized by a funnel-shaped cloud extending tow... |
| | baskın | bust. descent. foray. incursion. inroads. predominant. raid. surprise. inroad. bust. descent. unexpected visit. dominant... |
| | bulutlanmak | to get cloudy. cloud.... |
| | öd | bile. gall.... |
|
|
|
 |
|
 |
|