 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tenderize | f. yumuşatmak (et). tenderizer i. eti yumuşatıcı bir madde.... |
| | marriage | i. evlenme, izdivaç, evlilik; birleşme. marriage bed yeni evlilerin ilk gece yattıkları yatak; nikahın verdiği hak ve... |
| | urinate | f. idrar çıkarmak, işemek, küçük aptes yapmak urina'tion i. işeme.... |
| | motel | i. motel.... |
| | parade | f. gösteriş yapmak; tören için askeri sıraya dizmek; saflar halinde geçirmek; gösteriş yapmak için dolaşmak; kibirle gö... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | olagelmek | to continue. to go on.... |
| | pes | Polyethersulphone. foot. the foot of a human being; 'his bare feet projected from his trousers'; 'armored from head to f... |
| | esrarengiz | enigmatic. inscrutable. magical. mysterious. occult. uncanny. unearthly. inscrutable esrarlı.... |
| | limitet şirket | limited company. limited liability company.... |
| | finansal | financial. monetary. pecuniary.... |
|
|
|
 |
|
 |
|