 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | precipitate | i., s. tortu, çöküntü, rüsup; s. aceleci; baş aşağı düşen veya akan; düşüncesiz; acele ile yapılmış; birdenbire gelen... |
| | tachymeter | i. takimetre.... |
| | quincunx | i. bir kare içinde her köşede ve ortada birer olmak üzere beş şeyin düzenlenmesi.... |
| | parasite | i. asalak, parazit, tufeyli. parasitic(al) s. parazit, asalak. parasitically z. parazit olarak. parasit'icide i. para... |
| | telson | i., zool. eklembacaklılarda karnın en son oynak kısmı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bulgur pilavı | bulgur pilaf.... |
| | ayazma | holy spring of orthodox greeks.... |
| | kebap | shish kebap. meat broiled or roasted in small pieces. roasted. broiled. kebab.... |
| | sızdırmak | to cause sth to leak. to ooze out. to leak. to squeeze out of sb. to cause sb to pass out (because of heavy drinking. to... |
| | çağdaşlaştırmak | to modernize. contemporize.... |
|
|
|
 |
|
 |
|