 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | loathsome | s. tiksindirici, nefrete layık, iğrenç. loathsomely z. nefret edilecek surette. loathsomeness i. iğrençlik.... |
| | wideeyed | s. şaşkın; saf, masum.... |
| | ferdelance | (i). Güney Amerika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan iri ve çok zehirli yılan, (zool). Bothrops atrox.... |
| | house | i. ev, mesken, hane; ev halkı, aile; kil. piskoposlar meclisi; tiyatro, tiyatro seyircileri; hükümet meclisi; gen. b.h.... |
| | archipelago | (i). üzerinde irili ufaklı çok sayıda ada bulunan deniz; takımadalar ; adalar grubu. the Archipelago Adalar Denizi, E... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sürgülü | bolted. sliding.... |
| | argaçlamak | to weave.... |
| | kamping | camping.... |
| | saklamak | keep smth. under wraps. hide. conceal. put out of sight. shelter. bury. keep smth. quiet. keep back. blind. cloak. disgu... |
| | yiyecek | comestible.... |
|
|
|
 |
|
 |
|