 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | judicious | s. akıllı, tedbirli, iyi düşünebilen; sağgörülü; mantık ve muhakeme ile yapılmış. judiciously z. mantıklı bir şekilde, ... |
| | opening | i. kapı; açma, açış; açıklık, delik; başlangıç; açılış; fırsat; satrançta açış. open market serbest piyasa.... |
| | revue | i. çeşitli dans ve oyunlardan meydana gelen sahne gösterisi, revü.... |
| | commissure | (i). birleşme noktası, ek yeri; (anat)., (zool). birleşik iki organın birbirleriyle birleşme yeri, dudakların veya göz k... |
| | skoplje | i. Üsküp.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | teşkilat | organization. organization.... |
| | kaşe | cachet. capsule. stamp.... |
| | alt bölüm | subsection.... |
| | kısıklık | hoarseness.... |
| | had | boundary. extremity. limit. limitation. measure. stint.... |
|
|
|
 |
|
 |
|