 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | automate | (f). otomatikleştirmek, makineleştirmek.... |
| | chirr | (f)., (i). (çekirge, ağustosböceği gibi) tiz ses çıkarmak; bu şekilde ötmek; (i). çekirge ve benzeri hayvanların ötüşü... |
| | jam | (f.) (med, ming) (i.) sıkıştırıp kımıldamaz hale koymak, kıstırmak; bir şeyin arasına sıkışıp hareketini durdurmak; sık... |
| | parrot | i., f. papağan; dudu kuşu; başkalarının söz ve davranışlarını düşünmeden taklit eden veya tekrarlayan kimse; f. papağan... |
| | clarity | (i). açıklık, vuzuh, berraklık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hava kanalı | air duct.... |
| | ibadet | service. worship. religious service. prayers. piety. act of worship.... |
| | festival | A time of feasting or celebration; an anniversary day of joy, civil or religious. an organized series of acts and perfor... |
| | sonda | bore. probe. catheter. surgeon's probe.... |
| | şarjör | charger. cartridge clip.... |
|
|
|
 |
|
 |
|