 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | unconverted | s. değiştirilmemiş, çevrilmemiş.... |
| | entail | i., huk. ingiltere'de bir mülkün vâris tarafından ferağ veya satışını meneden miras usulu; miras yoluyla intikal eden v... |
| | module | i. mikyas, çap, miyar; ölçü esası; kompütör veya diğer makinalarda standart kısım; bir feza gemisinin her bir kısmı. m... |
| | whoop | f., i. hayhrmak, çığlık atmak, bağırmak: baykuş gibi ötmek; boğmaca öksürüğünde olduğu gibi ses çıkarmak: i. çığlık, ha... |
| | anguish | (i). Şiddetli ıstırap, acı, keder, elem yeis.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ızgara | barbecue. grating. grid. grill. riffle.... |
| | sırdaş | confidant. repository.... |
| | dengelemek | balance. to balance. to stabilize.... |
| | agora | The public open space that formed the heart of ancient Greek cities and it's the origin of most western conceptions of p... |
| | rıza | compliance. consent. implied consent. approval. assent.... |
|
|
|
 |
|
 |
|