 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | escape | (f.) kaçmak, firar etmek kurtulmak, paçayı kurtarmak; atlatmak; sızmak;-den çıkmak; gözünden kaçmak; hatırından çıkmak. ... |
| | gully | (i.), (f.) sel ve yağmur suyu ile açılmış dere; (f.) aşınma ile çukur açmak veya açılmak .... |
| | propel | f. (-led, -ling) ileriye doğru sürmek; itmek, sevketmek.... |
| | pawner | i. mülkünü rehin eden kimse. pawpaw bak. papaw.... |
| | spire | i. helezon, helis; helezoni kabuğun sivri ucu.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|