 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | shake | (f.) (shook, shaken) sarsmak, çalkamak, titretmek, silkmek, sallamak; metanetini bozmak; sallanmak, sarsılmak; titremek... |
| | oed | (kıs.) Oxford English Dictionary.... |
| | bullpen | i., A.B.D. boğa ağılı; k.dili hapishane; (beysbol) yedek oyuncuların bekledikleri yer; ormancıların yatakhanesi.... |
| | coal | (i) kömür, maden kömürü; (çog) kor coal basket (den). kömür çavalyesi.coal bed jeol maden kömürü yatağı. coalbin (i). kö... |
| | faugh | ünlem Püf ! Aman ! Ne fena ! Berbat !Uf be!... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|