 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | well | z., s. (better, best) iyi, güzel, hoş, ala, iyice; hakkıyle, Iâyıkıyle; çok, pek; tamamen, hayli, oldukça; s. iyi, güze... |
| | pirogue | i. ağaç kütüğünden oyulmuş kayık.... |
| | r | ,r i. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi. the three R' okuma, yazma ve aritmatik (reading, 'riting and 'rithmetic).... |
| | shill | (i.), argo sokak satıcısının veya kumarbazın müşteri çekmek için yanında bulundurduğu işlerini kızıştıran kimse, yem.... |
| | notice | (i.), (f.) ilan, ihbarname, haber, bilgi; ihtar, uyarma, ikaz; dikkat, önemseme; riayet; eleştiri (kitap); saygı; (f.)... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | Ermenice | Armenian.... |
| | yassı | flat and wide. flat.... |
| | fiber | A shortened term for 'fiber optic,' fiber is made of very pure glass Digital signals, in form of modulated light, travel... |
| | özentili | very careful. painstaking. mannered.... |
| | kudurtmak | madden. to cause to become rabid. to madden. to enrage. to send sb berserk. to make sb's blood boil. to burn sb up.... |
|
|
|
 |
|
 |
|