 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | untuck | f. büzgüsünü açmak, kırmalarını düzeltmek; altından çıkarmak.... |
| | candidacy | (i). adaylık.... |
| | shampoo | (f.), (i.) başı sabunlayıp yıkamak; (i.) başı ovalayıp yıkama, şampuanlama; şampuan.... |
| | hunt | f., i. avlanmak, peşine düşmek; avlamak, av peşinden gitmek; araştırmak; mak., elek. bir nokta çevresinde dalgalanmak;... |
| | slink | f., i., s. yavrusunu düşürmek (hayvan), vakti gelmeden yavrulamak; i. vakitsiz doğmuş hayvan yavrusu, bilhassa buzağı; s... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ceza | criminal. penal. punitive. punishment. penalty. fine. correction. forfeit. infliction. pain. recompense. retribution.... |
| | amme menfaati | common good. public benefit. public interest.... |
| | kaytarmak | dodge. skip. shirk. duck. evade. loaf. loaf about. loaf around. scrimshank. shuffle. skive. skive off. skulk. sneak out ... |
| | rayiç | quotation. rate. market price. current value. market value.... |
| | flora | Plants.... |
|
|
|
 |
|
 |
|