 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | moving | s. kımıldanır, oynar, hareket eder; hareket verici; etkili, dokunaklu. moving day mesken değiştirilen gün, taşıma günü.... |
| | barbecue | (i)., (f). kuzu v.b.'nin bütün olarak çevrildiği açık hava toplantısı; bütün çevrilmiş koyun, kuzu ve oğlak gibi hayvan;... |
| | pastorale | i köy hayatım tasvir eden şarkl, parça veya piyes... |
| | credulity | (i). safdillik, her şeye inanma.... |
| | seriatim | (z.) birer birer, sıra ile, seri halinde.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kambiyo | exchange.... |
| | seyyal | fluid.... |
| | anahtarcı | key-maker. locksmith.... |
| | ölçüt | criterion. touchstone. criterion kıstas. mısdak. kriter.... |
| | hergele | rascal. scoundrel. unbroken horse. rake. blackguard. hoodlum. rough.... |
|
|
|
 |
|
 |
|