| English | Türkçe |
| epiphenomenon | (i.) (çoğ,-na) sonuç yaratmada başlı başına bir etkisi olmayan ve başka olayların yanında yer alan ikinci dereceden bir ... |
|
| revolute | s., bot. geriye veya aşağıya doğru kıvrılmış (yaprak kenarları).... |
|
| lawbook | (i.) kanunname, kanun dergisi.... |
|
| broadcast | f., i., s., z. radyo ile yayınlamak, neşretmek; saçmak; etrafa yaymak (dedikodu v.b.); radyo ile yayın yapmak, haber ile... |
|
| rugby | i. Londra'ya yakın büyük bir erkek okulu; k.h. bu okulda icat olunan bir çeşit futbol;( Kanada) Amerikan futbolu.... |
|
| nilometer | (i.) Nil nehri taştığı zaman suyun yüksekliğini ölçmek için kullanılan alet; (kh) herhangi bir nehrin su yükselmesini öI... |
|
| signalize | f. mümtaz hale getirmek, şöhret kazandırmak; dikkatle göstermek.... |
|
| story | i., f. hikaye, öykü; tarih; rivayet, anlatılan şey; makale; masal, efsane, destan; kısa roman; roman taslağı; k.dili. y... |
|
| tenant | i., f., huk. kullanım hakkı olan kimse, mutasarrıf, mülk sahibi; kiracı; sakin, (bir yerde) oturan kimse; f. kira ile ... |
|
| faculty | hassa meleke güç iktidar yetenek kabiliyet kuvvet bir okulun öğretmen kadrosu bir üniversitenin öğretim üyeleri topluca üniversite dalı branş fakülte |
|