 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | phosphine | i., kim. hidrojen ile fosfor kanşımından meydana gelen sarmısak kokulu ve çok zehirli bir bileşim.... |
| | inferiority | i. aşağılık, adilik, bayağılık, kıymetçe aşağılık. inferiority complex aşağılık kompleksi. inferiority feeling aşağıl... |
| | rosinante | i. Donkişot'un ihtiyar atı; k.h. hurda beygir.... |
| | castaway | (s).,(i). serseri; akıntıyla sürüklenen; değersiz diye atılmış;(i). kazazede (denizde); reddedilmiş kimse veya şey.... |
| | stretchout | i. işçilerden aynı ücretle fazla iş talep etme; işçilerin maksatlı olarak işi yavaşlatmaları.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kışkırtılmak | to be instigated. to be fomented.... |
| | çiselemek | drizzle. sprinkle. to drizzle. to sprinkle.... |
| | patron | A patron, or benefactor, is one who enters into a contract with a client and provides goods that are not normally availa... |
| | yenileştirmek | restore.... |
| | ziyaretçi | visitor. caller. visitant.... |
|
|
|
 |
|
 |
|