 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | mew | f., i. miyavlamak; i. kedi miyavlaması; miyavlama taklidi.... |
| | freudian | (i)., (s). Freud tarafından bulunan psikanaliz usulünün taraftarı, Freudyen; (s). Freud kuramlarına ait.... |
| | establishment | (i.) kurum, muessese mağaza, fabrika; belirli bir amaç ile teşkil edilen heyet; kanunen tesis; hukumetin kiliseyi resmen... |
| | eleemosynary | s., i. sadaka, iane veya hayır işlerine ait, sadaka olarak verilmiş; i. iane ile geçinen kimse .... |
| | terminator | (i.) sınırlayan veya tahdit eden şey; bitiren şey; (astr.) ay veya gezegenin aydınlık ve karanlık kısımlarını ayıran ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ikilem | dilemma. quandary.... |
| | sim | A card that the mobile subscriber inserts into the mobile terminal It contains a code that uniquely identifies an indivi... |
| | kocamak | to age. to grow old.... |
| | boşalma | ejaculation. orgasm. discharge. empty. climax. shot.... |
| | katran yağı | dead oil.... |
|
|
|
 |
|
 |
|