 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ailoy | (i)., (f). maden alaşımı, halita, alaşım; maden alaşımından olan adi maden; değerli bir şeyin kıymetini azaltan unsu... |
| | vaccine | i., s. aşı maddesi, aşı; s. aşıya ait; ineğe ait; inekten elde edilen. vaccinator i., tıb. aşıcı; aşı aleti.... |
| | perturb | f. zihnini karıştırmak, altüst etmek, rahatsız etmek. perturbable s. rahatsız edilebilir, altüst edilebilir.... |
| | barilla | (i). yanınca çok kül bırakan bir deniz yosunu; bu yosunun küllerinden elde edilen alkali, yosun sodası.... |
| | vert | i, ing. huk. ormanda yeşil yapraklı her şey; ormanda odun kesme hakkı; hane yeşil renk.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | köse | naturally lacking a beard.... |
| | çokgen | polygon. number polygon.... |
| | çay kaşığı | tea spoon. teaspoon.... |
| | ilk | early. first. former. initial. maiden. opening. preliminary. premier. primary. prime.... |
| | giyecek | stitch.... |
|
|
|
 |
|
 |
|