 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | chime | (f). ahenkle çalmak (çan); şarkı söyler gibi konuşmak; harmonize etmek, uygunluk sağlamak; ahenkli ses çıkarmak. chime ... |
| | mangelwurzel | i., ing. hayvanlara yedirilen pancar.... |
| | badderlocks | (i). denizkadayıfı, zool. Alaria esculenta... |
| | feel | (f). (felt) dokunmak, el surmek; elleri ile yoklamak; hissetmek, duymak; anlamak, görünmek, hissini vermek, intiba uya... |
| | blare | i., f. boru sesi, borununkine benzer ses; yüksek ses; f. boru gibi ses çıkarmak; herkese ilân etmek, söylemek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lider | chieftain. head. helm. leader.... |
| | benzetim | simulation.... |
| | obelisk | a stone pillar having a rectangular cross section tapering towards a pyramidal top. a character used in printing to indi... |
| | dizgin | rein.... |
| | etkin | active. effective.... |
|
|
|
 |
|
 |
|