 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | infinitive | s., i., gram. mahdut olmayan; mastara ait; i. mastar. split infinitive: to quickly report cümleciğinde olduğu gibi zarf... |
| | mulch | i., f. bitki köklerini sıcak veya soğuk ile kuraklıktan korumak veya meyvaları temiz saklamak için kullanılan saman ve y... |
| | awn | (i)., (bot). diken, kılçık, sorguç. awns of barley arpa dikenleri, arpa kılçıkları. awned, awny (s). dikenli, kılçık... |
| | bottom | f. dip koymak; bir şeyin asIına inmek, esasını anlamak; tesis etmek, kurmak; esasına dayanmak; dibine inmek, ulaşmak.... |
| | cockle | (f) buruşturmak, buruşmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sıvışmak | take french leave. take wing. light out. make tracks. do a bunk. sneak out of. nip off. decamp. duck. fade. flee. get aw... |
| | yokuş | acclivity. ascent. gradient. hill. inclination. incline. uphill road. slope. unhill road.... |
| | be | To exist actually, or in the world of fact; to have existence.... |
| | ay | luna.... |
| | atfen | with reference to. referring to.... |
|
|
|
 |
|
 |
|