| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | undersea | s., z. denizaltında olan, denizaltı; denizaltında kullanılmaya elverişli; z. denizaltında.... |
| | bindle | i., (argo) uyuşturucu madde paketi.... |
| | syncope | i., dilb. kelimenin ortasında bir sesin kaybolması; (tıb.) beyne kan gitmemesinden ileri gelen baygınlık.... |
| | avast | ünlem, (den). Dur ! Agantal Abosa !... |
| | whorehouse | i. genelev, umumhane.... |
| | moslem | s., i. Müsluman, Islam, Müslim. Moslem (Mohammedan) calendar bak. calendar.... |
| | incendiary | s., i. kasten yangın çıkaran; çok fazla ısı meydana getirebilen; fesatçı, tahrik edici; i. kundakçı. in cendiary bomb ku... |
| | spirt | bak. spurt.... |
| | unconcerned | s. alâkasız, ilgisiz, kayıtsız, duygusuz. unconcern'edly z. ilgisizce. unconcern'edness i. ilgisizlik.... |
| | legislate | kanun yapmak kanun hükmüne koymak bir kanunu meclise tasdik ettirerek çıkarmak |
|
|
| Türkçe | English | | izzet | greatness. dignity. excellence. honour büyüklük. yücelik. ululuk.... |
| | çapul | loot. sack. booty. plunder. the sack.... |
| | göstermek | demonstrate. denote. depict. designate. display. evince. exemplify. exhibit. express. indicate. look. manifest. point. p... |
| | mikado | The popular designation of the hereditary sovereign of Japan. the emperor of Japan; when regarded as a religious leader ... |
| | oluk | channel. chute. groove. gutter. overflow. hopper.... |
| | resmen | downright. officially. formally. openly. publicly.... |
| | tonaj | tonnage.... |
| | optimal | optimal , optimum.... |
| | rüşvet | bribe. bribery. graft. sop.... |
| | klitoris | clitoris |
|
|
|