 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hapax | (Yun). Ancak bir kere görülen... |
| | tick | f., i. tıklamak, tıkırdamak; İng. çetele çekmek, işaretlerle hesap tutmak; tıkırında götürmek; i. tıkırtı, saat tıklam... |
| | falderal, folderol | (i)., (eski). şarkılarda kullanılan anlamsız nakarat; boş laf; önemsiz şey, süs.... |
| | titular | s., i. lakaba ait; unvandan dolayl olan; yalnız unvandan ibaret; unvan veren; i. görev veya sorumluluğu olmayıp yalnız ... |
| | misappropriate | f. haksız olarak almak veya kullanmak, emanete hıyanet etmek, çalmak. misappropria'tion i. emanete hıyanet, emniyeti s... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | antre | A cavern.... |
| | mantıklı | logical. very sensible. fly in the face of. levelheaded. rational. realistic. reasonable.... |
| | doyumsuz | insatiate.... |
| | kriko | jack. car lifter.... |
| | trap | A program interrupt mechanism that automatically updates the state of the network to remote network management hosts The... |
|
|
|
 |
|
 |
|