| English | Türkçe | | ductile | (s). haddeden çekilebilir, dövülünce uzayabilir; şekil verilebilir, yumuşak, plastik. ductileness, ductil'ity (i).... |
| | comical | (s). komik. comically (z). gülünçlü olarak.... |
| | trample | f., i. ayak altında çiğnemek, ayak altına almak; i. ayakla çiğneme; ayakla çiğneme sesi.... |
| | extraordinary | (s). olağan üstü, fevkalade, nadir, garip,müstesna, özel bir durum için görevlendirilmiş. extraordinar'ily (z). fevkalad... |
| | permission | i. izin, müsaade, ruhsat; icazet.... |
| | spongy | s. sünger gibi; emici; ıslak ve yumuşak. sponginess i. sünger gibi oluş.... |
| | armour | (bak). armor.... |
| | sough | i., f. uğultu; f. uğuldamak.... |
| | rampage | f., i. öfkelenmek, köpürmek; saldırmak; i. saldırı; şiddetli öfke.... |
| | dispense | dağıtmak tevzi etmek vermek üstesinden gelmek başarmak yap mak hazırlamak ilâç reçetesini dispense with vaz geçmek yol vermek dispenser dağıtan kimse yöneten veya idare eden kimse |
|
|