| English | Türkçe | | smatter | f., i., gen.(of ile) sathi olmak; i. sathi olma. smattering i. sathi bilgi, yüzeyde kalan bilgi.... |
| | shabby | (s.) kılıksız, pejmurde, eski püskü; kötü, haksız. shabbily (z.) kılıksızca, pejmurde bir halde; haksızca; cimrice. sha... |
| | offkey | s., z., müz. düzeni bozuk (olarak).... |
| | housefly | i. karasinek, zool. Muscadomestica.... |
| | marchioness | i. markiz, marki karısı.... |
| | preordain | f. önceden buyurmak veya karar vermek, önceden nasip etmek.... |
| | downpour | (i). şiddetli yağmur, sağanak.... |
| | crueial | (s). çok ehemmiyetli, can alıcı, dönüm noktası olabilen.... |
| | dissimilar | (s). birbirine benzemeyen, farklı, başka, muhtelif. dissimilar'ity (i). baş- kalık, farklılık, benzemeyiş.... |
| | depravity | ahlak bozukluğu azgınlık fesat doğru yoldan ayrılma dalalet günahkar olma |
|
|