 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stretto | i., müz. hızı gitgide artan kısım.... |
| | farm | (i). çiftlik, tarla; su altında kabuklu deniz hayvanları yetiştirmek için ayrılan saha; beysbol idman takımı; eski bir b... |
| | gentry | i., çoğ. İngiltere'de orta sınıf; aydın tabaka, belirli bir sınıfa küçültücü nitelikte verilen isim: the lightfingered... |
| | madam , madame | (çoğ mesdames) i. bayan (evli), sayın bayan (mektup başında), madam.... |
| | marl | i., f. kireçli toprak, marn; f. kireçli toprakla gübrelemek; den. halat üzerine başka ince halat sarmak. marlaceous (m... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | itibaren | beginning from. as from.... |
| | yatma | going to bed. leaning to one side. accomodations. board and lodging. inclination. rest.... |
| | hakikat | fact. reality. truth. the true. sooth.... |
| | sığın | moose. elk. fallow deer.... |
| | kırışık | haggard. wrinkle. crease. pucker. wrinkled. creased.... |
|
|
|
 |
|
 |
|