 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | enforce | f. mecbur etmek, icbar etmek; zorla almak veya yaptırmak; uygulamak, tatbik etmek, yerine getirmek, yürütmek; kuvvetle... |
| | aperient | (s)., (i)., (tıb). müshil, laksatif; (i). müshil tesiri yapan ilaç veya yiyecek.... |
| | revolt | f., i. isyan etmek, ayaklanmak; karşı gelmek; (at veya against ile) tiksinmek; i. isyan, ayaklanma; şiddetli anlaşmazl... |
| | reinsure | f. reasürans etmek; tekrar sigorta etmek. reinsurance i. reasürans.... |
| | dramatize | (f). dram şekline sokmak, tiyatro oyunu şeklinde ifade etmek. dramatiza'tion (i). dram şekline koyma; romanın oyunla... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | siperlik | peak. visor. shelter.... |
| | üniter | unitary.... |
| | saydam tabaka | cornea.... |
| | yivli | ribbed.... |
| | patent | An exclusive right granted for 17 years by the federal government to manufacture and sell an invention.... |
|
|
|
 |
|
 |
|