 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | probation | i., huk. hafif bir suçtan dolayı gözaltına alınma; (memuru) deneme süresi; gözaltı; kanıtlama; huk. vasiyetnamenin ona... |
| | walk | f., i. yürümek, yürüyerek gitmek, yaya gitmek; davranmak, hareket etmek; yürütmek, yavaş gezdirmek; beraberinde yürüyüş... |
| | inventive | (s.) yaratıcı, buluşları olan; icat etmekle ilgili, hünerli. inventiveness (i.) icat kabiliyeti, yaratıcılık.... |
| | badman | (i). eşkıya .... |
| | commonplace | (s)., (i). adi, sıradan, bayağı; olağan; kişiliği olmayan; (i). beylik laf, klişe, çok söylenmiş söz; çok görülmüş herha... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kara para | illicit money. black money.... |
| | ahmaklık | silliness.... |
| | solma | discolouration. withering.... |
| | mola | break. rest. pause. resting. recess. parking. breather. halt. stop- over. stopover.... |
| | logo | A company or product mark lightly inked on the back of the face.... |
|
|
|
 |
|
 |
|