 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | asunder | (z). ayrılmış olarak, parçalanm ış bir şekilde; parçalar halinde; birbirinden ayrı veya uzak.... |
| | autocephalous | (s)., (kil). kendi kendini idare eden, müstakil, başına buyruk.... |
| | carib | (i). Karayib Denizi sahillerinde yaşayan kızılderili.... |
| | bowdlerize | f. bir eserden ahlaka aykırı olduğu düşünülen kısımları çıkarmak veya değiştirmek; ıslah etmek.... |
| | lexicography | i. sözlüğün tertiplenmesi, lexicographer i. sözlüğü dü- zenleyen kimse, lügatçi. lexicographic(al) (leksıkograf'ik, ik... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | format | Traditionally, the approximate size and shape of the book as defined by the number of times the printed sheet is folded ... |
| | uymazlık | disregard.... |
| | akşamcı | habitual evening drinker. working in the evening.... |
| | oluşmak | take shape. be formed. consist. consist of. occur. comprise. grow out of.... |
| | partner | A 'partner' is a player associated with another player on the same side In a threesome, foursome, best-ball or four-ball... |
|
|
|
 |
|
 |
|