 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | steam | f. buhar salıvermek; buğulamak: buharda pişirmek; buğusu çıkmak, dumanı çıkmak, buram buram tütmek, islim halinde çıkm... |
| | yawl | i., den. küçük gemi filikası, 4 veya 6 kürekli gemi filikası; yole, başı kıçı bir olan yelkenli; fazla olarak kıçtaki kü... |
| | troopship | i. asker gemisi.... |
| | pendant | i. asılı şey; pandantif, boyuna takılan zincirin ucundaki sallantılı süs; sallantılı küpenin ucundaki süs; avize; saa... |
| | n.b. | kıs. New Brunswick, North Britain; k.h. nota bene İyice dikkat et.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yazı masası | desk.... |
| | jaguar | A large and powerful feline animal , ranging from Texas and Mexico to Patagonia.... |
| | kan basıncı | blood pressure.... |
| | kaldırma | removal.... |
| | merhem | ointment. salve. balm. pomade. pomatum. unction. unguent.... |
|
|
|
 |
|
 |
|