 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | speechify | f. nutuk paralamak; fazla konuşmak, kafa şişirmek. speechification i. nutuk paralama. speechifier i. yersiz nutuk pa... |
| | electroshock | i., psik. beyinden elektrik akımı geçirilerek uygulanan tedavi.... |
| | workbox | i. dikiş kutusu; alet kutusu.... |
| | reciprocate | (f.) karşılıklı hareket etmek, karşılığını yapmak, misli ile karşılık vermek; birbirinin yerine geçmek, mütekabil olmak.... |
| | fundament | i makat, anus, kıç; cogr bir bölgenin coğrafi yapısı... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kargo | cargo. shipment. shipload. freighter.... |
| | aş | food. soup.... |
| | ayak | foot. leg. base. pedestal. footing. stand. easel. pedlar. frontsman. pitch-man. market man. shaft. treadle. tributary. s... |
| | liret | lire.... |
| | faydacı | percentage worker.... |
|
|
|
 |
|
 |
|