 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | brush | i., f. fırça; fırçalama: çok tüylü kuyruk, özellikle tilki kuyruğu: kısa bir temas veya karşılaşma; müfreze çarpışması; ... |
| | plated | s.kaplanmış; iki yüzü değişik dokunmuş.... |
| | p.o., p.o. | kıs .Post Office, postal order.... |
| | buntline | i., den. kargafunda, yelken eteğinin orta yerini kaldırıp kapamak için kullanılan ip.... |
| | extensor | (i)., (anat). bir uzvu çekip uzatan kas, açıcı, ekstensor.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kumlu | arenaceous.... |
| | deniz bilimi | oceanography.... |
| | okşamak | to caress. to stroke. to fondle. to pat. to flatter. to give sb a gentle beating. pet.... |
| | avundurmak | to console. to comfort.... |
| | kirletme | dirtying. making dirty. contamination. defilement. pollution. vitiation.... |
|
|
|
 |
|
 |
|