 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | pulvillus | i. (çoğ. -li) zool. böcek ayağında ufak yastık gibi çıkıntı.... |
| | breviary | i. Katolik kilisesinde okunan günlük dua ve okuma parçalarından ibaret kitap; diğer kiliselerde kullanılan buna benzer k... |
| | grub street | Londra'da eskiden fakir yazarların oturduğu semt; piyasa yazarları. grubstreet (s.) piyasa yazarlarına ait.... |
| | solicitor | i. rica eden kimse, aracı; devlet dairesinde hukuk müşaviri; İng. davavekili. Solicitor General başsavcı, müddeiumumi.... |
| | interlineate | (f.) satırlar arasına yazı yazmak. interlineation (i.) satırlar arasına yazılan yazı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | höyük | tumulus. tumulus. barrow. burial mound. cairn. motte.... |
| | gevezelik | chitchat. chattering. babbling. gossip. indiscretion. jaw. talkativeness. windiness. cackle. chinwag. clack. comment. ga... |
| | dil bilimci | linguistic scientist.... |
| | guru | Spiritual teacher; an expert in any field of knowledge.... |
| | pardon | To release from punishment; exempt from penalty.... |
|
|
|
 |
|
 |
|