 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | expansive | (s). yayılan, genişleyen,geniş, engin, yayılıp genişlemeye elverişli; şümullü, yaygın; coşkun, ateşli, açık sözlü. expan... |
| | men | bak. man.... |
| | hetero | önek başka, farklı.... |
| | bludsleon | i., f. kısa ve kalın sopa; cop, bir ucu tokmak gibi olan sopa; f. böyle bir sopa ile vurmak; bir işi yapmaya zorlamak... |
| | lefthanded | s. solak; sağdan sola; acemice, acemi; salak; sinsi, entrikacı; ikiyuzlü; asil olmayan bir kadınla evlenmiş bir prensi... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | domuz pastırması | bacon.... |
| | halk | folk. public. popular. communal. vulgar. the people. people. public. the crowd. the community. the vulgar. demos. folk. ... |
| | dindirmek | allay. appease. ease. quench. soothe. to stop. to cease. to appease. to ease. to allay. to relieve. to soothe. to slake.... |
| | tescilli | officially registered. entered in an official register.... |
| | forvet | forward. striker. powerhouse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|