 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fellow | (i)., (s). adam, kişi, herif, insan; slang ulan; arkadaş, yoldaş, refik; hemcins; akran, eş; doktora veya bilimsel ara... |
| | church | (f). kiliseye getirmek; kilise disiplinine tabi tutmak; kilisede şükran duası etmek (bilhassa doğumdan sonra kadınlar).... |
| | charnel house | cesetlerin veya öIü kemiklerinin konulduğu mahzen.... |
| | slat | f., ing., leh. fırlatmak; çarpmak; den. çalkanmak.... |
| | iterate | (f.) tekrarlamak, bir daha söylemek veya yapmak. itera'tion (i.) tekerrür, tekrarlama. it'erative (s.) mükerrer, yinele... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | seslendirme | sound recording. postsynching.... |
| | Gürcü | georgian.... |
| | post | Hired to do what is wrong; suborned.... |
| | adaletli | right. just. equitable. fair. judicious. clean adil.... |
| | taşak | testicle.... |
|
|
|
 |
|
 |
|