| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | fennec | (i). Afrika'da bulunan uzun ve sivri kulaklı bir cins ufak tilki, (zool). Fennecus zerda.... |
| | hexagon | (i)., (geom). altıgen, altı kenar ve açılı şekil. hexag'onal (s). altıgen.... |
| | fluid | (s)., (i). akışan, seyyal: akıcı, sıvı mayi, sulu: (i). sıvı veya gazlı madde. fluid'ity (i). akıcılık, seyyal oluş.... |
| | chariot | (i).,(f). eski zamanlarda kullanılan iki tekerlekli savaş veya yarış arabası; dört tekerlekli hafif gezinti arabası; (f... |
| | signet | i. mühür, özellikle hükümdarın şahsi mührü. signet ring mühür yüzüğü.... |
| | abnormal | (s) anormal, usule veya âdete uygun olmayan; tabii olmayan abnormal'ity (i) anormallik, usule veya âdete uygunsuzl... |
| | periwinkle | i. Cezayir menekşesi, bot. Vinca rosea.... |
| | hogshead | (i). büyük fıçı; 238 litrelik oylum öIçü birimi.... |
| | duodenum | (i)., (anat.) duodenum, onikiparmak bağırsağı.... |
| | icterus | tıb sarılık bot yapraklara arız olan sarılık hastalığı |
|
|
| Türkçe | English | | link | In a hypertext document, any connection between one address on the World Wide Web and another, embedded in the text or a... |
| | zikir | mention. mentioning. allusion. mind.... |
| | form | A long seat; a bench; hence, a rank of students in a school; a class; also, a class or rank in society.... |
| | vidalamak | screw. screw down. screw on.... |
| | öteki | other. second. the other. the other one. the one over there.... |
| | bakışım | symmetry.... |
| | ferforje | wrought iron.... |
| | piyaz | cold dish made with dried beans. chopped onions. parsley. hardboiled egg and olive oil.... |
| | şayak | serge.... |
| | elektrikli tren | electric locomotive |
|
|
|